içinde

NFT’ler Film Endüstrisi İçin Ne İfade Ediyor?

NFT

NFT’ler, film yapımcıları da dahil olmak üzere farklı alanlardaki sanatçıların para kazanma yöntemlerinde devrim yaratmayı vaat ediyor.

NFT konusunda kendisini ‘fareli köyün kavalcısı’ olarak nitelendiren film yapımcısı ve fotoğrafçı Judy Lindsay, düşüncelerini şu şekilde dile getiriyor:

‘’Bu bir devrimdir. Şu anda, gelecekte Rönesans’tan daha büyük bir devrim kabul edilecek bir dönemin içerisindeyiz.’’

Judy Lindsay, diğer yaratıcıları ve yapımcıları blockchain teknolojisinin en yeni, en hareketli kullanımı olan NFT’lerle ilgilenmeye teşvik ediyor. Bu konu hakkındaki düşüncelerini de ‘’Bu kadar çok sanatçının işlerini bırakarak hiçbir şey yapmadan bu kadar çok ürün ortaya çıkardığı bir dönem daha görmedim.’’ şeklinde ifade ediyor.

NFT’ler; sanat piyasasında, film finansmanında ve dağıtımında devrim yaratabilir. Bununla birlikte; NFT’ler, birkaç gerçek filmin el değiştirdiği ve dolandırıcıların diğer insanların fikri mülkiyetlerinden zenginleştiği bir ekolojik felaket ve finansal bir balon da olabilir.

NFT kelimesindeki F harfi, ‘film’ anlamına gelmez. NFT’ler, onları aynı değerdeki değiştirilebilir token’lerden ayıran ‘karşılıksız tokenlerdir’. Her NFT benzersizdir ve blockchain defterinde Bitcoin veya Ethereum gibi kriptopara birimleri kullanılarak alınıp satılabilir. Şu anda NFT’lerden bazıları astronomik rakamlara satılıyor. Çeşitli görüntüler, metinler, uygulamalar ve hareketli görüntüler blockchain’e kodlanabilir; ancak çoğunlukla NFT’ler işin kendisi değildir.


Övünme Hakları

Film yapımcısı Adam Benzine, yakın zamanda 2015 yapımı Claude Lanzmann: Shoah’ın Hayaletleri belgesel filmini 10 NFT’ye açık arttırmaya çıkardı. Benzine, bu konu hakkındaki düşüncelerini, ‘’NFT’lerle satın aldığınız şey kavramsal olarak var olan bir şeyle övünmek anlamına geliyor.’’ şeklinde ifade ediyor.

Adam Benzine’in 2015 yapımı kısa belgesel filmi Claude Lanzmann: Spectres of the Shoah

Benzine, düşüncelerine ‘’NFT’lerde Oscar adayı olmuş bir HBO filmini bu yeni teknolojinin heyecanı ile zaten oturmuş, prestijli ve soyağacına sahip olan bir sistemle birleştirme fırsatı gördüm.” şeklinde devam ediyor.

Benzine, NFT’lere olan yoğun ilgiyi filmin isteğe bağlı videosunu yayınlamak, gençler arasındaki soykırım bilincini arttırmak ve nakit para toplamak gibi iyi amaçlar için kullanmayı umuyor.

Düşük bütçeli film yapımcısı Nick Box, günlük işini bırakarak “Punk rock, her şeyi kendin yap yaklaşımı”nı tokenize etmeyi umuyor. Nick Box, filmlerini oyunlara dönüştürerek zaten para kazanmış işlerden yeni bir gelir akışı arıyor.

Box’ın sattığı NFT’ler, geçmişte hayranları için yapmış olduğu özelleştirilmiş VHS sürümleri kadar kişiselleştirilebilir. Korku- sanat filmi Elevator to Insanity (2018) gibi daha az bilinen filmlerini “türünün tek örneği ve hatta bazı durumlarda dağıtım hakları ve telif hakkı da dahil” olmak üzere satışa sunuyor.

NiftySplits’ten Jason Attar, kendi filmlerini NFT şeklinde satıyor. Attar, Charade (1963) gibi filmlerini aynı zamanda özel bir Blu-ray baskısı gibi bir ekstra paketi ile kamuoyuna sunuyor. Attar, NFT’lerin bağımsız film yapımcılarına nasıl yardım edebileceğini de araştırıyor. Jason Attar, NFT’leri yeni nesil bir film dağıtım şirketi olarak gördüğünü belirtiyor.

“İçeriği ilk etapta nasıl yaratacağınız konusunda akıllıca bir plan yaparsanız hedef kitleye ve potansiyel yeni kitlelere ulaşmak zaman geçtikçe kolaylaşır.”

Charade (1963) filmi NFT olarak açık arttırmaya çıktı

Her NFT işlemi blockchain’de korunur. Bu nedenle her token, onu ilk kimin yarattığına dair bilgileri ve her satışın kendi kaydını içerir. Çoğu durumda; NFT’yi satın almak, medya veya telif hakkı açısından gerçek dünya mülkiyeti sağlamaz. Satıcı bunları bonus olarak vermek isterse verebilir; ancak bunlar sonraki satışlar için garanti edilemez.

Yukarıda bahsedilenlerin avantajı, içerik oluşturucunun gelecekteki işlemlerden belirli bir yüzde almasıdır. Bu sayede bir fiyat belirleyebilirseniz uzun vadeli fayda sağlayabilirsiniz.

Adam Benzine, “İnsanlar rastgele bir jpeg için 69 milyon dolar ve uçan bir Pop-Tart kedisinin gif’ine 590.000 dolar ödüyor. Durum bu iken makul bir fiyat sunmak o kadar da kolay değil.’’ diyor.

Judy Lindsay ise kitle fonlamasına bir yenilik getirerek film yapımcılarını yeni prodüksiyonlar için para toplamak amacıyla sanat eseri veya film müziklerinden bölümler gibi dijital koleksiyon ürünleri satmaya teşvik ediyor.

Lindsay, “Bundan sonra tüm filmlerimizi NFT’ler finanse edecek.” diyor. Lindsay buna, “Bir gün bütün filmlerimin tamamen NFT’ler tarafından finanse edileceğini düşünüyorum.” diye de ekliyor.

Birkaç film yapımcısına göre NFT’leri doğrudan izleyicilere satmak filme giriş engellerini ortadan kaldırabilir. Lindsay, NFT sürecinin acentelerin ve stüdyoların yüzdelerini kestiğine dikkat çekiyor. Bununla birlikte “gaz ücretleri” yani NFT’leri basmak, satın almak ve satmak için ödenecek ücretler çok yüksek olabilir.


Dolandırıcılık Tehlikesi ve Çevresel Boyut

Teknoloji gazetecisi ve ‘Sistem: Dünyayı Ele Geçiren İnternet Aslında Kimin Elinde’ kitabının yazarı James Ball, NFT ticaretini size Boğaz Köprüsü satacak insanlara benzetiyor. Ball ayrıca, ‘’NFT’ler aslında bir çeşit sertifikalardır, kendi iç dünyasının dışında bir şey ifade etmez.” diyor.

James Ball, NFT’ler iyi niyete dayandığı için bunların dolandırıcılar ve sahtekârlar tarafından kolayca istismar edilebileceğini belirtmekte yalnız değil. Bir tweet, bir klip veya bir kodlayıcının yapabileceği gibi Mona Lisa gibi bir eserin bile fikri mülkiyetini kopyalamak çok kolaydır.

Ioconic

Ball, en çok kar eden kişilerin her işlemden para kazanan aracılar olduğuna da dikkat çekiyor. James Ball, ‘’Kısa yoldan zengin olma planı gibi görünen bir plan, bir yatırım olarak değil; bir kumar olarak görülmelidir’’ diyor.

Yukarıda bahsedilenlerden daha kötüsü ise NFT’lerin çevreye verdiği zarar. NFT’ler madencilik (mining) olarak bilinen işlemleri gerçekleştirmek için büyük miktarda enerji kullanıyor. Bu da çevreye büyük ölçüde bir zarar veriyor. Ball konuyla ilgili “Bunu oturma odanızın ışıklarını bir geceliğine açık bırakmak olarak düşünmeyin. Bunu, fırınınızı gece boyunca açık bırakmak gibi düşünün” diyor. Bu durumu da “Bu, ne kadar sinirleneceğinizin, ne kadar savurgan olacağının ölçüsüdür.” şeklinde ifade ediyor.

NFT’ler çoğunlukla Ball’un “iklim için korkunç” olarak tanımladığı, enerjinin yüksek seviyelerde kullanıldığı Ethereum platformunda bulunuyor. Bu konudaki iyi haber şu ki, sistemi kullanmanın daha yeşil bir yolu bulunuyor. Bu yol, Proof of Work (PoW) yerine Proof of Stake (PoS) temelli bir modelden geçiyor.

Ball ise bu durumu, “Enerjinin bu kadar çok kullanmaması onu daha az savunulabilir değil; savunulamaz hale getiriyor.’’ şeklinde ifade ediyor.

Birçok NFT meraklısı, NFT’lerin çevresel etkisinin araştırırken; birçok NFT meraklısı da bunu umursamadan NFT’lere koştuklarını itiraf ediyor. Bazı NFT’ler, her işleme özel olarak kodlanmış bir karbon denkleştirme bağışına sahip bulunuyor.

Adam Benzine, Ball’un düşüncelerine “Plastik DVD’lerin üretilmesini bu kadar düşünmedim.’’ şeklinde karşılık veriyor. Karbon bazlı DVD’lerin bir gün bozulacağını belirten Benzine ayrıca, “NFT’ler kripto teknolojisinin temeli üzerine inşa edildiği için varlığı daha uzun süreli olacak. Bu da, aslında NFT’lere dayanan bu sanat formunun uzun vadeli bir değeri olduğunu gösteriyor. ” diyor.


NFT’lerin Geleceği

NFT’ler uzun ömürlü olursa arşivsel bir role de sahip olabilir mi?

İngiliz Film Enstitüsü’nde veri ve dijital koruma başkanı Stephen McConnachie konuyla ilgili düşüncelerini “Arşivciler bu soruyla ilgileniyor ama bence bu hikayedeki eğlence yalnız bununla sınırlı değil.’’ şekline ifade ediyor.

Blockchain’in sahip olduğu kimlik doğrulama kapasitesi oldukça çekicidir. Bu kapasite, “kırılmaz bir teknolojik işlev olarak güven inşa etme girişimi” olarak da anılır.

 

NFT’ler hareketli görüntü arşivi için uygun değildir. Örneğin bir film birden fazla dosyada bulunur. Bu nedenle de tek bir NFT bir filmi temsil edemez. McConnachie, token’ların sadece “dijital bir dosya için tanımlanmış kaliteli bir toplam” olduğunu söylüyor. Bu dijital koruma sayesinde 2021’de kaydettiğiniz bir dosyayı 2045’te çıkardığınız takdirde bu dosyanın ilk gün bıraktığınız dosyayla aynı olmasını garanti etmiş oluyorsunuz.

BFI’ler kadar büyük bir arşivi blockchain sunucularında depolamak; hantaldır, risklidir ve ekolojik olarak da sağlam değildir. McConnachie, kanıtlanmamış teknolojileri benimsemeye karşı kullanıcıları uyarıyor.

Attar, NFT’lerin çeşitli endüstrilerdeki bu dönemini deneysel aşama olarak tanımlıyor.

NFT’lerin endüstrilerde devrim yapmak için kalıcı olup olamayacağını söylemek ise şu anda pek mümkün değil.


NFT’lerin Kısa Tarihi

NFT’ler 2017 yılında kullanıcıların benzersiz dijital kedileri; satın alabilecekleri, satabilecekleri, toplayabilecekleri ve hatta üretebilecekleri blockchain oyunu CryptoKitties ile ortaya çıktı. Oyuna olan ilgi o kadar büyüktü ki bu ilgi, Ethereum’daki işlemleri bile yavaşlatmaya başladı. 2018 yılında bir kedicik fiyatı 140.000 dolar’a kadar çıktı.

NFT
Nyan Cat

NFT’ler, ticaret kartları olarak da düşünülebilir. Her bir NFT’nin değeri temsil ettiği esere ve nadirliğine göre farklılık gösterir.

NFT’lere olan yoğun ilgi halen devam ediyor. On yıl öncesine ait arkasından bir gökkuşağı izi yayan yarı kedi, yarı Pop-Tart ejderha olan Nyan Cat adlı bir gif, şubat ayında 300 Ether karşılığında el değiştirdi. Nyan Cat’in yaratıcısı Chris Torres, satıştan sonra “Umarım bu, gelecekteki sanatçılara #NFT evrenine girmeleri için ilham verir, böylece çalışmaları için uygun bir şekilde tanınırlar!” şeklinde bir tweet attı.

Everydays: The First 5000 Days (2021)

Rekor kıran satış, kripto sanatçısı Beeple’ın şu anda Christie’s’de açık artırmaya çıkarılan Everydays: The First 5000 Days adlı sanat eseri. Bu dijital kolajı kazanan teklif 69.3 milyon dolardı.

NFT’lerden para kazanmak için ünlü olmak büyük bir etken. Lindsay Lohan ve William Shatner NFT’lerden para kazanan ünlüler arasında yer alıyor. Lindsay Lohan, kendi portresini NFT olarak satışa çıkardığında şunları yazdı: “Finansal olarak merkeziyetsiz bir dünyaya ve hayallerin gücüne inanıyorum.” Lohan bu tokeni 17.000 dolara sattı. Bu token, kısa süre sonra bunun üç katından fazla bir fiyata tekrar satıldı.

Amerikalı rock grubu Kings of Leon, son albümlerini tokenleştirdi ve müzisyen Grimes, kendisinin WarNymph avatarını da içeren NFT eserini 6 milyon dolara sattı. Twitter’ın kurucusu Jack Dorsey, ilk tweet’ini 2,9 milyon dolarlık fiyat etiketi ile açık artırmaya çıkardı. Bu örneklerin bir adım sonrasında ise influencer’ların kendi popülaritelerini tokenize etmeleri yer alıyor.

Bu da ilginizi çekebilir: Şimdiye Kadar Gerçekleştirilmiş En Pahalı NFT Satışları

Kaynak: Sight & Sound

Kriptoparalar ve blockchain hakkındaki her türlü sorunuz için telegram kanalımıza davetlisiniz. Kanala katılmak için tıklayınız.

Nergis Kartal tarafından yazıldı.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde İngilizce Matematik bölümü öğrencisi. KoinSaati içerik editörü.

9 Maddede Arama Motorlarının Makine Öğrenimi

Sosyal Medyanın Geleceği Hakkında 10 Uzman Varsayımı