içinde ,

Neoliberalizm’den Merkeziyetsizliğe

20.yüz yıl çeşitli ideolojilerin çatıştığı ve sırasıyla hakim paradigma haline geldiği heyecan verici bir yüz yıl olarak tarihe geçti. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’nın ardından dünyanın karşı karşıya kaldığı üç temel ideoloji yerini son olarak bire indirgedi. Şimdi ise yeni bir ideolojinin yokluğunu yaşayan dünya vatandaşları merkeziyetsiz ideolojiye doğru gidiyor.

Faşizm, Komünizm ve Liberalizm geçtiğimiz yüz yılın hâkim ideolojileri olarak öne çıktı. Sırasıyla Faşizm yerini Komünizm ve Liberalizm’e, ardından Komunizm yerini son olarak Liberalizme bıraktı. Neo-Liberalizm ise 90’lı yıllarla beraber hayatımıza giren ve liberalizmin devamı fikri, felsefi, yapısal düşünce olarak öne çıktı.

Neoliberalizm eğitimden sağlığa, kültürden teknolojiye kadar neredeyse her alanda hâkim paradigma haline geldi. Ticaret neoliberal bir ideoloji üzerinden yaşandı. Üniversitelerde neredeyse bütün bölümlerde neoliberal öğretiler ana akım olarak yer aldı. Buna karşı çıkışlar zaman zaman yaşansa da yerini alacak yeni bir alternatif bulunamadığından Neoliberalizm kendi içinden eleştirmenleriyle ana akım olarak kalmaya devam etti.

Bu eleştirileri artık farklı ideolojilerden olanlar değil bizzat bu ana akımın içinden olan insanlar gerçekleştirdi. Neoliberalizmin gerektirdiği küreselleşme bizi birdenbire had safhaya gelen göreceli yoksullukla karşı karşıya bıraktı. Merkezi otoritelerin kararları devlet ve kurumları kurtarmak adına bireyleri ikinci plana attı.

Şimdi ise hâkim bir paradigmanın olmadığını görüyoruz. Eleştirmenler yeni bir ideoloji ile değil içeriden eleştiri yapıyor. Alternatif yok. Merkezi otoriteler neoliberal politikalar uygulamaya devam ederken eleştirilerin odağında yer alıyor. İşte tam bu anda geleceğin yeni bir düşünce yapısı ile şekillenme ihtiyacı kendisini merkeziyetsizlikle gösteriyor.

Merkeziyetsizlik devlet ve kurumları değil bireyleri ön plana çıkarıyor. Süreç herhangi bir ideoloji olmadan kodlara işlenen fikirbirliği mekanizmaları ile işliyor. Blokzinciri teknolojisinin potansiyeli ideolojik düşünce çatımızı yıkıyor ve yerine tam merkeziyetsiz yeni bir dünya yaratıyor.

Merkeziyetsizlik birtakım kesimleri hemen havalara uçuruyor. Oysa ayakları henüz yerden kesmek için doğru zaman değil. Merkeziyetsizlik başlangıçta ne kadar heyecanlı ilerlese de davranışsal finansın ön gördüğü üzere manipülasyona fazlasıyla açık bir mecra haline geldi. Öyle ki insanın olduğu her yerde manipülasyonlar yeni yollar ortaya koyuyor.

Geleceğin dünyasında bizi merkeziyetsizlik, yapay zekâ, kuantum mekaniği ve metaverse dünyalar bekliyor. Bütün bunlar birbirini destekleyerek gelişiyor ve geleceği daha da yakın hale getiriyor. Bunun yanı sıra her şey yakın geçmişin bir birikimi olarak karşımıza çıkıyor. Çok daha hızlı bir dünyada çok daha radikal değişimler ise aslında pek de şaşırılası değil.

Toparlamak gerekirse; 20.yüz yıl farklı ideolojilerin yer aldığı ve yön verdiği uzun bir yüz yıl oldu. 21.yüz yıl ise daha ilk çeyreğinde geçtiğimiz yüz yıldaki gelişmelerden çok daha fazla yol kat etti. Bütün bu gelişmelerin ardında ise dünyanın henüz alışık olmadığı ve düşünce çatılarını kıran yeni bir sistem yer alıyor. Şimdi ne yapacağız diye sorarken merkeziyetsizlik kavramı imdada yetişiyor. Yine de ayakların yerden kesilmesine izin vermeyin. Henüz yolun başındayız ancak gelecek geçmişte olduğu kadar da uzak değil.

Kriptoparalar ve blockchain hakkındaki her türlü sorunuz için telegram kanalımıza davetlisiniz. Kanala katılmak için tıklayınız.

Semih Yiğit tarafından yazıldı.

Galatasaray Üniversitesi'nde Ekonomi bölümü öğrencisi olan Semih, Fransızca ve İngilizce dillerine hakimdir. Blokzinciri, merkeziyetsiz finans, teknoloji ve yazılım alanlarında kendini geliştirmekte ve bu alanlarda içerikler üretmektedir.

Zirvedeki 5 Blockchain Trendleri

KuCoin

bZx Protocol, ClearPool ve SuperFarm Kucoin’de Listeleniyor: $BZRX, $CPOOL ve $SUPER Nedir?