içinde

Geleceğe Bakış: 100 Yıl İçinde Evlerimiz Ne Durumda Olacak

Evlerimiz hayatlarımızın en temel ögeleridir. Peki teknoloji evlerimizi nasıl değiştirecek?

Akıllı Ev
Fotoğraf Sahibi: İhor Savaliev

Geçen yüzyılın ilk yıllarında , geleceği şimdiki zamanımızı nasıl olacağı konusunda bir dizi bilimsel tahmin yürütüldü; bunlardan bazıları safça iyimserdi, birkaçı kesin olarak doğruydu, diğerleri ise hedeften oldukça uzaktı uzaktı. Evler ve konutlar hakkında yürütülen tahminler ise, evlerimizin teknoloji ve otomasyon sayesinde kendi kendilerini idame ettirebilen varlıklar olacağını ön görmekte.

Eski fütüristlerin geleceği nasıl tasavvur ettiklerini görmek her zaman eğlenceli olmuştur. Örneğin, Fritz Lang’ın 1927 tarihli başyapıtı Metropolis’te gelecek, çok katmanlı otoyollar ve ezilen bir işçi sınıfı tarafından işletilen dev makinelerle tamamlanmış, Art Deco mimarisinin muazzam bir kentsel kargaşasıydı. Bilim kurgunun öncülerinden H. G. Wells, 1933 tarihli “The Shape of Things to Come” (Gelecek Şeylerin Şekli) adlı romanında, hava gücü tarafından yönetilen bir tür teknokratik dünya devleti olan “Hava Diktatörlüğü” adı verilen bir şey altında yaşayacağımızı hayal etti.

Diğer Fütüristler daha çok, gelecek tahminlerinin teknolojik yönlerine, gelecekteki bilimsel mefhumlara ve fütüristik aletlere odaklandı. 25. yüzyılı tasvir eden eski bir çizgi roman olan Buck Rogers’ın bu konuda söyleyecek ilginç şeyleri vardı. Bu çizgi roman, günlük hayattaki birçok teknolojinin tasvir edilmesinin yanı sıra, mesajlaşmayı, cep telefonlarını, gözetleme dronlarını ve hatta Elon Musk tarafından önerilen pnömatik taşıma sistemi Hyperloop’u tahmin etmekteydi.

Samsung’un yayınladığı, “SmartThings Future Living Report”u daha resmi ve akademik bir tarzda da olsa, bu doğrultudadır. Bu rapor teknolojinin hayatımızdaki yerinin nasıl şekilleneceği ve geleceğin teknolojisinin hayatımızda nasıl yer alacağını öngörmeye çalışmaktadır. Rapordaki tahminler kaçınılmaz olarak spekülasyona dayanmakta ama akademik olmayan yayınlara göre nispeten daha ölçülü ve bilimsel temellerle desteklenmekte

Bu heyecan verici, çünkü Samsung’dakiler haklıysa, bu, önümüzdeki yüzyılda çok ilginç bir yolculuğa çıkacağımız anlamına geliyor.

Evlerimizdeki Akıllı Yaşam

Rapora göre, günlük rutinimizin çoğunu oluşturan o sıradan, gözden kaçan şeyleri saymazsak, evlerimizde ve kişisel alanlarımızda oldukça dikkate değer değişiklikler bekleyebiliriz. İnsan nüfusu arttıkça, şehirlerimiz ve evlerimiz uyum sağlamak zorunda kalacak; zaman sahnesi değiştikçe, değişken zevklerimize göre kolayca yeniden yapılandırılıp yeniden düzenlenebilen yaşam alanları, teknoloji sayesinde hayatımıza girecektir.

Kolayca değişebilen bir “deri”den yapılmış duvarları, zeminleri ve yaşam alanlarının şeklinin ve boyutunun hızla değişebileceğini, hatta daha küçük odalara bölünebileceği şekilde küçük sensörler ve akitvatörlerle donatıldığını düşleyin. Uzaktan kontrol edilebilen ve sahiplerine geri bildirim sağlayan tamamen programlanabilir “akıllı evler” hayal edin.

Akıllı ev ve nesnelerin yaygınlaşması, Nesnelerin İnterneti’nin nihai evrimi olacak. Bir şeyin yerini beğenmediniz mi? Anahtarlarınızı bulamıyor musunuz? Sorun değil. Bulmak için sadece bir arama işlevi yeterli. Duvarın rengini sevmiyor musunuz? Silin. Daha fazla depolama alanına mı ihtiyacınız var? Sihir gibi yeni rafların ortaya çıkışını izleyin. Her evde bir 3D yazıcı standart olarak bulunmaya başladığında yazıcılar, karmaşık elektronik cihazlar da dahil olmak üzere indirilebilir şablonları kullanarak dilediğiniz her şeyi üretebilecekler. Hatta dünyanın usta şefler tarafından tasarlanan ve programlanan yemeklerinizin çıktısını bile alabilirler.

Bu esnada, “tıbbi kapsüller”, sağlık hizmetlerinin merkeziyetsizleştirilmelerine katkıda bulunacaklardır . Görüntüleme sensörleri hastalıklarınızı teşhis edecek ve daha kolay tedavi edilebilir hastalıklar için ilaç dağıtacak, antibiyotik enjekte edecek ve sağlık rejimleri önerecektir. Kendi evinizin rahatlığında uzaktan, robot aracılığı ile bir ameliyat geçirmeniz bile mümkün olabilir.

Atıklarımızı bertaraf etmek için anaerobik bakterilerle dolu “sindirim tankları” olacak. Evlerimiz, elektrik üretmek için “mikrobiyal yakıt hücresi yığınları” ve daha verimli güneş panelleri ile kendi enerjilerini üretecek, depolayacak ve geri dönüştürecek. Yüzyıl sonra, evlerimiz hemen hemen her bakımdan yarı-yaşayan, yapay organizmalar olacak  metabolizma, duyu organları, bağışıklık tepkisi ve bir sinir sistemine yakın kapalı sistemler ile donatılacak evlerimizin, yaşayan varlıklar olduğunu dahi söyleyebileceğiz.

Kaynak: futurism.com

Kriptoparalar ve blockchain hakkındaki her türlü sorunuz için Telegram kanalımıza davetlisiniz. Kanala katılmak için tıklayınız.

Umut Yazıcı tarafından yazıldı.

Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı anadalı ve Ekonomi yandalı mezunu. Eser çevirmeni. Blockchain ve kriptoparalar konusunda kendini geliştirmeye çalışıyor.

Mikrodalganın İcadının İlginç Hikayesi

KuCoin

KNFTb (NFTB) Kucoin’de Listeleniyor: $NFTB Nedir?