içinde

FED Yakın Zamanda Bilanço Daraltacak

Powell, FED’in mayıs ayından itibaren bilançosundaki varlıkları küçültmeye başlayabileceğini söyledi.

FED

Pandeminin ardından FED, sisteme para pompalayarak ekonomik çöküşü önledi. Bunun bir sonucu olarak FED bilançosu şişti. Rakamlarla konuşacak olursak, Mart 2020’de 4.7 trilyon dolar olan FED bilançosu, Mart 2021’de 7.6 trilyon dolar seviyesinin üzerine çıkmıştı.

Dünyanın en büyük merkez bankası FED, 2020’de sahip olduğu miktarın iki katından fazla yani 9 trilyon doların üzerinde varlığa sahip. Yetkililer, iş piyasasının tam istihdama yakınsaması ve yükselen enflasyon nedeniyle artık teşvike gerek kalmadığını düşünüyor. Piyasalar, önümüzdeki dönemde FED bilançosunun birkaç trilyon dolar azalmasını bekliyor.

FED Başkanı Powell, mart ayı toplantısının ardından gerçekleştirdiği basın toplantısında, “Bilançoyu daraltma konusunda verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Önümüzdeki toplantılardan birinde bilanço daraltılmaya başlanacak ve geçen seferkinden daha hızlı olacak. FED gerekirse fiyat artışlarından daha hızlı harekete geçecektir. Her toplantıda faiz hamlesi gündemde, hareketin boyutu ekonomideki gidişata bağlı.” yönünde açıklamalarda bulunmuştu.

Fed ve diğer merkez bankaları, varlık ve yükümlülükleri detaylandıran bilançolar tutar. İstihdamı teşvik etmek, enflasyonu kontrol etmek ve uzun vadeli faiz oranlarını yönetmek gibi hedeflere ulaşmak için her adım attıklarında merkez bankalarının bilançoları da değişir.

Varlıklar

FED’in varlıkları, devlet menkul kıymetlerini (tahvil ve bono) ve bölgesel bankalara verdiği kredileri, ipoteğe dayalı menkul kıymetleri, FED’in bankalara verilen kredilere uyguladığı faiz ve açık piyasa işlemleri kapsamında satın aldığı varlıklardan oluşur. Devlet menkul kıymetleri toplam varlıkların neredeyse % 60’ını veya 5 trilyon dolarını oluşturuyor. 

Yükümlülükler

Dolaşımdaki ABD doları FED’in sorumluluğundadır. Üye bankaların ve mevduat kuruluşlarının rezerv hesabındaki para da aynı şekilde bu sorumluluk kapsamına girer. Pandemi sonrasında FED, faiz oranlarını düşük tutarken para arzını artırmak için varlık satın aldı. Sonuç olarak, Fed’in bilançosu Mart 2020’de 4,7 trilyon dolardan Mart 2021’e kadar 7,6 trilyonun üzerine çıkmıştı. 

FED Başkanı Powell son basın toplantısında “Bilanço daraltma konusunda çerçeve geçen seferkinden daha hızlı olacak.” yorumuyla FED’in agresif bir şekilde hareket edebileceği konusunda sinyal verdi. Bunu yapmanın iki yolu var, menkul kıymet satmak veya vadesi gelen menkul kıymetlere yeniden yatırım yapmaktan vazgeçmek.

FED’in, bilançoda menkul kıymet satmak seçeneğini kullanması pek olası değil. Menkul kıymet satmak, tahvil piyasası üzerinde baskı oluşturarak faiz oranlarını yükseltir. Bu durum finansal piyasalarda oynaklığa neden olabilir. Geriye döndüğümüzde 2013 yılında, yalnızca daralmanın duyurulması, ABD hazine piyasalarında panik satışlarına neden oldu ve faiz oranlarını artırdı. Bu olay taper tantrum olarak adlandırılır.

FED’in bilançosunun boyutunu doğrudan küçültmesi mümkün değil. Daraltma, merkez bankalarının ekonomik toparlanmayı şok etmemeleri için parasal genişlemeyi aşamalı olarak bırakmalarının kontrollü bir yoludur. Buna göre FED, Kasım 2021’den itibaren tahvil satın alım hızını (yani bilançonun genişleme hızını) azalttı, böylece tapering olarak da bilinen süreç başlamış oldu. Bu süreç mart ayından itibaren sonlandırıldı. 

FED’in varlık alımı, finansal piyasaları canlandırırken faiz oranlarını düşük tutmada kilit bir unsur olarak kabul ediliyor. Bu şekilde borçlanma daha ucuz hale getirilerek ekonomideki para akışı artırılıyor. 

FED, devlet menkul kıymetleri ve ipoteğe dayalı menkul kıymetler satın alarak bu tahvillerin piyasadaki arzını azaltır. Bununla birlikte düşen arza karşılık yatırımcıların talebi devam eder ve böylece bu varlıkların fiyatı yükselir. Tahvil fiyatları yükselince getiriler düşer. Bu fenomen sayesinde, kısa vadeli faiz oranları sıfıra yakın seyretse bile, uzun dönemde faiz oranları yüksek kalır. Bu durum FED’e ekonomiyi canlandırmak amacıyla daha fazla alım yapmasına alan sağlar. 

Hazine getirileri, faiz oranları için ölçüt görevi görür. Düşük hazine getirileri daha düşük faiz oranı anlamına geldiğinden hanelerin ev veya araba kredisi almasını ve işletmelerin çalışan artırmasını, ekipman satın almaya odaklanmasını kolaylaştırır. Haneler için bir zenginlik yanılsaması yaratır, harcamaları artırır ve ekonomiyi teşvik eder. Sonuç olarak FED’in elindeki varlıkları ve yükümlülükleri artırmaya veya azaltmaya yönelik herhangi bir eylem, ABD’deki tüm tüketicileri ve işletmeleri önemli ölçüde etkileyebilir.

FED, Mart 2022 toplantısında, piyasa beklentileri doğrultusunda federal fon oranı hedefini çeyrek puan artırarak %0,25-%0,5’e yükseltti. Bu, 2018’den bu yana borçlanma maliyetlerinde görülen ilk artış.

Bununla birlikte gelişmekte olan piyasalara likidite akışları da daralabilir. Böylece bu ekonomilerdeki varlık fiyatları düşebilir. Merkez bankalarının amacı parasal teşviki genişletirken iç ekonomiye yardımcı olmaktır. Ancak, bu paranın büyük bir kısmı denizaşırı daha risk varlıklara doğru yol alıyor. Bu para kaynağı kuruduğunda, hisse senedi, tahvil ve hatta emtia fiyatları baskı altına girebilir.

Diğer taraftan analistler, en büyük riskin piyasanın kolayca alaşağı edemeyeceği kadar fazla borcun olması konusunda ortak görüşe sahipler. IMF’nin geçtiğimiz Aralık ayında hazırladığı rapora göre, 2020’de, dünya küresel bir sağlık krizi ve derin bir durgunluktan etkilenirken küresel borcun 226 trilyon dolara yükselmesiyle, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük bir yıllık borç artışını gözlemlendi. Küresel borç 2020’de 28 puan artarak GSYİH’nın yüzde 256’sına yükseldi.

IMF’li yetkililer, “Borç, krize girerken zaten yüksekti, ancak şimdi hükümetler rekor düzeyde yüksek kamu ve özel borç seviyeleri, yeni virüs mutasyonları ve yükselen enflasyon dünyasında gezinmek zorunda.” yorumunda bulundu.

Kripto paralar ve blockchain hakkında; her türlü sorunuz için telegram kanalımıza davetlisiniz. Kanala katılmak için tıklayınız.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Burada yer alan ve hiçbir şekilde yönlendirici nitelikte olmayan içerik, yorum ve tavsiyeler genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Hiçbir şekilde yönlendirici nitelikte olmayan bu içerik, genel anlamda bilgi vermeyi amaçlamakta olup; bu içeriğin, yatırımcıların alım satım kararlarını destekleyebilecek yeterli bilgileri kapsamayabileceği dikkate alınmalıdır. Bu sayfalarda yer alan çeşitli bilgi ve görüşlere dayanılarak yapılacak ileriye dönük yatırımlar ve ticari işlemlerin sonuçlarından ya da ortaya çıkabilecek zararlardan KoinSaati sorumlu tutulamaz.

Garin Kazanciyan tarafından yazıldı.

Kadir Has Üniversitesi Ekonomi ve Uluslararası Ticaret & Finans departmanlarından derece ile mezun oldum. Çeşitli akademik çalışmaların ardından finans sektöründe bir aracı kurumun araştırma departmanında analist olarak 2.5 yıl kadar görev aldım. Blokzincir teknolojisiyle 2019 yılında tanıştım. Kendimi bu konuda geliştirmeye devam ediyorum.

Vitalik, Ethereum

TIME Dergisinin Yeni Sayısında Vitalik Buterin Var

C2X, Token Satışında 25 Milyon Dolar Topladı