içinde

CEX vs DEX: Hangisi Size Daha Uygun?

Konu dijital para birimlerini alıp satmaya gelince, hangisi daha iyi? Merkezi borsa (CEX) mı merkeziyetsiz borsa (DEX) mı? Soruyu bu şekilde sorduğunuzda cevaplaması zor ama doğru cevap şu: Duruma göre değişir.

Hayır, bu kaçak bir cevap değil. Eğer bir kripto maksimalisti iseniz, o zaman merkeziyetsizliğin her şeyin çözümü olduğunu düşünebilirsiniz. Birisi kulağınıza “merkezi borsa” kelimesini fısıldadığında mideniz bile bulanabilir.

Ama burada hemen karar vermek için acele etmeyelim. Bunun yerine, önce durumu daha yakından inceleyelim.

CEX vs DEX: İşleyişleri Nasıl?

CEX’ler, bir emir defterine dayalı geleneksel borsalar gibi çalışır. Bunları, alıcıları ve satıcıları eşleştiren merkezi bir otoriteye sahip açık bir pazar gibi düşünün. Bir CEX’te, tüm kullanıcıların emir defterinin tamamını (yani borsada gerçekleşen tüm alım ve satım emirlerini) görebilmesi standarttır. Bu iki özellik, herhangi bir kullanıcının “son fiyat” veya “piyasa fiyatını” ve ayrıca emir defterinin derinliğini tanımlayabileceği “fiyat keşfi” olarak bilinen şeyi kolaylaştırır. Piyasayı kolaylaştırmak karşılığında, borsa her işlemden küçük bir kesinti alır.

Binance ve Coinbase gibi merkezi kripto borsaları da bir emir defteri kullanır ve geleneksel CEX’lerin sunduğu birçok özelliği korur.

Peki bir DEX’in bir CEX’ten farkı nedir? Bir emir defterini takip etmek ve emirleri eşleştirmek için merkezi yetkisi olmadığından, DEX’lerin fiyat keşfini kolaylaştırmak için farklı bir yaklaşım geliştirmesi gerekiyordu. Bugün yaygın olarak otomatikleştirilmiş piyasa yapıcı (AMM) modeli olarak bilinen mekanizma bunu mümkün kıldı. Uniswap, AMM modelini kullanan ilk DEX idi.

AMM DEX’ler, her işlem çifti için sağlanan temel bir likidite havuzu sayesinde çalışabilir. Örneğin, bir DEX üzerindeki bir ETH-USDC işlem çifti, içinde hem ETH hem de USDC token’ları bulunan bir temel likidite havuzuna sahip olacaktır. Likidite havuzundaki toplam token miktarı, adından da anlaşılacağı gibi, bir CEX’teki emir defterinin derinliğini nasıl değerlendireceğinize benzer şekilde, toplam likidite miktarını temsil eder.

Ancak fiyatlar nasıl belirlenir? Aslında oldukça basit. Bir ticaret çiftinin mevcut piyasa fiyatı, likidite havuzundaki token miktarı arasındaki orandır. Örneğin, ETH için mevcut piyasa fiyatı 3.000$ ise, ETH–USDC likidite havuzunda mevcut ETH:USDC oranı 1:3000 olmalıdır. Örneğin, her 1 ETH için, havuzda 3.000 USDC olmalıdır.

Peki CEX ve DEX Arasındaki Farklar Neler?

CEX’ler ve DEX’ler arasındaki farklar çok olduğundan, ele alınması gereken çok şey var. Ancak burada, aşağıdaki temel farklılıklardan başlayarak önemli olanlara değineceğiz.

  1. Temel Borsa Özellikleri

Tahmin edebileceğiniz gibi, CEX’ler uzun bir geçmişe ve yıllarca kazanılan birçok yenilikçi özelliğe sahip. Örneğin, farklı kitlelere hitap etmek için en temelden en karmaşığa bir dizi limit emir seçeneği sunar.

İyi bir CEX, piyasa yapıcılarla iş birliği yaparak derin likidite sağlama yeteneğine de sahiptir ve genellikle çok yüksek verimi (yani, saniyedeki işlemleri) desteklemek için oluşturulur.

Buna karşılık, AMM DEX’ler yalnızca anlık takasları destekleyebilir… şimdilik. Ancak, Serum ve IDEX gibi daha yeni DEX’ler, en iyi finansal ürünleri sağlayabilmeleri için emir defterlerini birleştirmeye başlıyor.

  1. İşlem Hacmi

İşlem hacmi, bir platformdaki finansal aktivitenin önemli bir ölçüsüdür. Bu değişkeni takip etmenin daha fazla DeFi benimsenmesini ölçmeye de yardımcı olduğundan bahsetmiyorum bile.

DEX’lerde fiat on-ramp olmaması, fiat sermayeye doğrudan erişimlerini engelliyor. Yine de alandaki diğer yenilikler ve daha net düzenlemeler bu konuda önemli ilerlemeler sağlamaya yardımcı olacak.

*Fiat on-ramp, kripto para birimi karşılığında itibari para teklif etme olanağına sahip olduğunuz bir borsa veya başka bir hizmet türünü ifade eder. On-ramp, esasen fiat parayı kripto para birimlerine dönüştürmenize izin verir.

  1. İşlem Ücretleri

Bir DEX’in işlem ücretleri, bulunduğu zincire bağlıdır. Örneğin, Ethereum üzerinde çalışan Uniswap, ağdaki sıkışıklığa bağlı olarak size 60 dolara mal olabilir (ve Ethereum’daki trafik, evden hiç çıkmamış olmayı dilemenize neden olabilir. Ethereum bir açık artırma modelin şeklinde çalıştığı için, kullanıcıların işlemleri için teklif vermeleri gerekir). Bu nedenle daha fazla sıkışıklık, giderek daha maliyetli ihale savaşlarına yol açar, dolayısıyla ücretler yükselir.

Burada DEX’lerin CEX’lere göre açık ara bir avantajı vardır. CEX’ler ticaret ücretlerini toplarken, DEX’ler ekonomik rantları en aza indirmeyi amaçlar. DEX’ler rekabetçi bir alternatif sunarak, CEX’leri zaman içinde daha hızlı yenilik yapmaya zorlar.

  1. Diğer Özellikler

Ticaretin ötesinde, birçok yerleşik CEX, yalnızca diğer CEX’lerden değil, aynı zamanda DEX’lerden de artan rekabete yanıt olarak daha fazla ürün ve teklif sunmak için dallara ayrıldı. Örneğin, birçok borsa artık bir tür marj ticareti sunuyor. CEX’ler ayrıca, yatırımcıların sabit bir getiri karşılığında kriptolarını bir CEX ile geçici olarak para yatırabilecekleri “Earn” ürünleri sunmaya başlıyor. Son olarak, bazı CEX’ler, yeni projelerin kendi token’larını doğrudan borsalarında başlatmasına yardımcı olmak için “Launchpad” teklifleri de oluşturdu.

Likidite havuzlarının AMM DEX’ler için çok önemli olduğunu zaten söyledik, bu nedenle DEX’lerin ticaret çiftlerinde likidite sağlamak için likidite sağlayıcılarını cömertçe (bazen iki ila üç basamaklı APY’lere kadar) ödüllendirmeye istekli olmaları şaşırtıcı değil. Fazladan kripto paranız varsa, bir DEX ticaret çiftine likidite sağlamayı düşünün. Likidite havuzunu temsil eden akıllı sözleşmeye token’larınızı yatırarak, işlem ücretlerinin belli bir yüzdesi ile ödüllendirileceksiniz.

  1. Riskler

Likidite sağlamak iyi bir anlaşma gibi görünse de genellikle anlaşma ne kadar iyi olursa risk de o kadar yüksek olur.  Bu durumda, bu güzel getiri oranlarının getirdiği ana risk gerçekten korkunç sonuçlar verebilir. Ve bu finansal canavarın bir adı var: Geçici kayıp. İşte o zaman sağladığınız likidite, çıktığınızda daha az değere sahip olur. AMM’ler, bir token çifti için her zaman likiditeye sahip olmalarını sağlamak için matematiksel bir formüle güvenir. Bu formül, x * y = k olarak ifade edilir; burada x ve y, ayrı ayrı token’ları temsil eder. k’nin sabit kalmasını sağlamak için, birisi bir miktar x satın aldığında fiyatı buna göre yükselir.

Diyelim ki 1000$ ETH ve eşdeğeri DAI olan bir ETH–DAI çiftimiz var. (Sizin DAI’niz, yani bir stablecoin’iniz de 1000$ değerinde.) Ama diyelim ki ETH’nin fiyatı iki katına çıkarak 2000$ oluyor. Yani teknik olarak 3000 dolarınız olmalı. Ancak k sabitini korumak için LP değeriniz 2000 ABD Doları olarak kalır. (DAI’de 1000 ABD doları ve ETH’de 1000 ABD doları). Peki neden?

Bu koşul, alıcıların tüm LP’nin orijinal değerine dönene kadar ETH’nizi ucuza (DAI ile) satın almaya teşvik edildiği bir arbitraj fırsatı yaratır ve böylece k sabitinin korunmasını sağlar. Bu senaryoda, başlangıçta koyduğunuzdan çok daha fazla DAI ve çok daha az ETH ile sonuçlanırsınız. Başka bir deyişle, sermayenin fırsat maliyetini yanlış hesapladınız. Likidite sağlamadan ETH’nizi ve DAI’nizi elinde tutsaydınız, 3000 dolarınız olurdu, böylece fazladan 1000 doları cebe indirirdiniz.

Çekmeden önce fiyatın tekrar düşmesini beklemeyi deneyebilirsiniz. Bunu yapmazsanız, geçici kaybınız kalıcı hale gelir.

CEX ve DEX Seçiminde Önemli Olan Diğer Hususlar

Merkezileştirme, hız ve kolaylık gibi birçok fayda sağlar. Ancak ademi merkeziyetçilik de öyle. Merkezi saldırılara karşı azaltılmış güvenlik açıkları buna örnek verilebilir.

Merkeziyetsiz kripto borsalarının sağladığı diğer bir fayda ise şudur: Herhangi bir güvenlik önleminden geçmenizi gerektirmezler. Özellikle, Müşterinizi Tanıyın ve Kara Para Aklamayı Önleme prosedürleri yoktur. Bu şekilde pasaportunuz gibi dijital varlıklarınızı içeren cüzdanınız sizi uğraştırmaz.

Son olarak, ticaret yaptığınız token türlerini göz önünde bulundurmalısınız. CEX’ler bazen daha az popüler olan bazı coin’leri veya önemli miktarda likiditeye sahip olmayabilecek coin’leri listelemek için zaman alabilir. Bununla birlikte, DEX’lerde ağ denetleyicisi yoktur. Kelimenin tam anlamıyla herkes, bir token çifti yatırdığı sürece yeni bir likidite havuzu oluşturabilir. Bu nedenle, CEX’inizde bulamadığınız bir coin’i arıyorsanız, onu bir DEX’te bulabilirsiniz.

Merkeziyetsizliğe Giden Yol

Gelecekte hâlâ CEX kullanacak mıyız? Muhtemelen. Ama büyük ihtimalle artık hayatımızda bu kadar merkezi bir rol oynamayacaklar. DEX’lerde fiat on-ramp etkinleştirmek için gerekli araçları bulduğumuzda, CEX’ler ikincil statüye düşecek.

DEX’ler hakkında yazılan son makaleleri okuyorsanız, birçoğu marj ticaretinin mümkün olmadığına işaret edecektir. Ama bu eski bir haber. Kripto alanı hızlı şekilde değişip gelişir. (Bazen “Yayınla”ya tıklayabileceğinizden daha hızlı). Bugün Mirror ve Perpetual Protocol gibi marj protokollerimiz var. Aave ve Bancor gibi harika borç protokollerimiz de var ve henüz sadece yüzeysel olarak kullanıyoruz.

DEX’ler, bize sermayemizden daha fazlasına sahip olmamızı sağlayabilecek DeFi protokollerinden yalnızca bir tanesidir. Henüz bahsetmediğimiz diğer DeFi enstrümanları daha fazlasını yapmamızı sağlar. Ancak şimdilik, DeFi konusunda yeni olan geleneksel bir yatırımcıysanız, DEX’ler başlamak için harika bir seçenektir.

Kaynak: Coingecko

Kripto paralar ve blockchain hakkındaki her türlü sorunuz için telegram kanalımıza davetlisiniz. Kanala katılmak için tıklayınız.

Başak Çetinbülüç tarafından yazıldı.

İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı son sınıf öğrencisi. KoinSaati içerik yazarı.

Fransa Merkez Bankası, CBDC için 2023 Yılını İşaret Ediyor

Endonezya Bankası: Kripto Endüstrisi, Küresel Finansal Sistemi Güçlendirebilir