Blockchain, Uzay Araştırmalarından Nasıl Yararlanabilir?

Koinsaati, Kriptopara

Çizim tahtasından fırlatma rampasına kadar uzay görevleri, zamanında ve bütçenin altında gerçekleşmesi için bir tedarik zincirine bağlıdır. Blockchain teknolojisi de buna yardımcı olabilir.

Rudy Brathwaite, blockchain teknolojisini tedarik zinciri yönetimine entegre eden bir şirket olan SupplyBloc Inc.’in kurucu ortağı ve CIO’sudur. 20 yılı aşkın bir süredir müşterilerin ürünleri A noktasından B noktasına taşımasına yardımcı oluyor. Son zamanlarda Brathwaite, uzay aracı gelişimini en uygun hale getirmeye yardımcı olmak için blokzincir teknolojisinin potansiyeliyle ilgileniyor.

Pilotlar ve teknisyenler uzaya bir roket fırlatmadan önce, birçok şirket ve anlaşmalı tarafın tedarik zincirindeki bağlantıları güvence altına alınmalıdır.

Tedarik zinciri, ürünleri A noktasından B noktasına veya tedarikçiden müşteriye taşıyan kişi ve kuruluşlar ağıdır. Örneğin uzay aracı için bir tedarik zinciri, titanyum veya alüminyum gibi hammaddelerin tedarik edilmesiyle başlar. Bu metaller daha sonra kaynaktan distribütörler aracılığıyla üreticilere gönderilir ve burada direksiyon kanatlarına, çerçevelere veya roketin diğer parçalarına dönüştürülür. Bu parçalar daha sonra uzay aracının monte edileceği ve sonunda fırlatılacağı bir tesise gönderilir. Bu sürece dahil olan herkes, roketin tedarik zinciri içindeki bir bağlantısı olarak kabul edilir.

Diğer roket tedarik zincirlerinde olduğu gibi burada da sorun, bu sürecin karmaşık, maliyetli ve zaman alıcı olmasıdır. Şirketlerin roketleri en verimli şekilde inşa etmeleri ve fırlatmaları için tedarik zinciri bağlantıları arasındaki mesafenin kısa olması, iş etkileşimlerinin şeffaf olması ve hareketli parçaların takibinin optimize edilmiş ve gerçek zamanlı olarak erişilebilir olması gerekir.

Fotoğraf: WarnerMedia

Blockchain teknolojisi, roketlerin üretilmesi ve piyasaya sürülmesinden uzay giysilerinin dağıtımına ve teslimatına kadar her şeyi hızlandırarak bu süreci güçlendirebilir.

İşlemleri herkese açık olarak izleyen şifreli bir defter olan Blockchain, tedarikçilere ve üreticilere, güvenli ve merkeziyetsiz dijital veritabanlarında işlemleri kaydetme ve yönetme olanağı sunar. Bu da bankalar gibi üçüncü taraflara pek güvenmedikleri anlamına gelebilir de diyebiliriz. Gereksiz aracıları tedarik zincirinin dışında bırakmak sadece para tasarrufu sağlamakla kalmaz, aynı zamanda üretim sürecini hızlandırmaya da yardımcı olur.

Blockchain ayrıca işletmelerin “akıllı sözleşmeler” olarak bilinen kendi kendine çalışan sözleşmeler oluşturmasına ve Bitcoin, Ethereum gibi kriptopara birimlerini kullanmasını sağlar. Bu unsurlar, bağlantılar arasındaki etkileşimleri daha şeffaf, daha hızlı ve düşük maliyetli hale getirerek ve ürünleri A noktasından B noktasına kadar izleme yeteneğini büyük ölçüde geliştirerek tedarik zincirlerine yardımcı olurlar.

Teknoloji, Uzay

NASA’nın blockchain ile alakası olan ürün ve hizmetleri benimsemesi sayesinde, çok yakın bir gelecekte uzay aracı tedarik zincirlerinin süreçlerinin kısaldığını ve güçlendiğini görmeye başlayacağız. NASA araştırmacıları, otonom uzay araçları için daha iyi derecede veri odaklı kararlar almayı amaçlıyorlar. Bunun için de derin uzay görevlerinin “bilişsel ağ oluşturma ve bilgi işlem altyapısını” geliştirmek için blockchain teknolojisini kullanmaya başladılar. Bu blockchain sisteminin üstün bir tedarik zinciri yönetimi içerecek şekilde genişletilmesi, ekonomiye fayda sağlayacak ürünleri pazara getirmeyi daha kolay ve daha ucuz hale getirecek ve NASA’nın kaliteden ödün vermeden maliyetlerden tasarruf etmesini sağlayacaktır.

Bu çözüm, SpaceX’in Elon Musk’ı ve Blue Origin’in Jeff Bezos’u gibi liderler için de aynı derecede önemlidir çünkü her ikisi de kendi özel uzay yarışlarında en hızlı koşmayı ve en uzağa gitmeyi amaçlıyor. Ayrıca her ikisi de bilançoyu hesaba katarak şirketlerini iyileştirmeye yönelik adımlar atan iş adamlarıdır. Öte yandan her iki girişimci de yalnızca uzaya fırlattığımız roketlerde değil, aynı zamanda kullandığımız arabalarda (Musk’un Tesla’sı) ve dünyada alışveriş yapma şeklimizde (Bezos’un Amazon’u) devrim yaratan iddialı yenilikçilerdir.

SpaceX, Blue Origin ve Amazon gibi şirketler inovasyonun ön saflarında yer almaya devam edeceklerse veya NASA, evreni incelemek ve keşfetmek için yeni ve gelişmiş yollar geliştirmeyi umuyorsa, bu şirketler ve ajanslar, tedarik zincirini yeniden oluşturmak için blockchain’in neden vazgeçilmez olduğunu anlamalıdırlar.

Tüm bu organizasyon ekipleri, blockchain’in potansiyeline ilgi gösterdi. Onların sadece IBM’in ayak izlerini takip etmeleri ve blockchain’i mevcut roket tedarik zincirlerine daha hızlı ve etkili bir şekilde entegre etmeleri gerekiyor. Bu teknolojinin yaratabileceği hesap verebilirlik, takip yetenekleri, şeffaflık ve verimlilik göz ardı edilemez.

Roket parçalarının oluşturulması ve hareketlerini hassas bir şekilde izleme ve yönetme yeteneği, oldukça kritiktir. Örneğin, en küçük parçanın olmaması bile bir roketin fırlatılmasını geciktirebilir. Organize bir sistemin olmadığı bu gibi durumlarda, uzay görevlerinin daha fazla maliyetlere sebebiyet verecek gecikmelerle karşılaşması olasılık dahilindedir. İşçiler, çalışma sahasında yanlış yerleştirilmiş veya nakliye sırasında kaybolmuş olabilecek eşyaları aramak için zaman harcamak zorunda kaldıklarında, bu gecikmeler NASA’ya milyonlarca dolara mal olabilir ve hatta gelecekteki görevler için finansmanı tehdit edebilir.

Blockchain, girişimcilerin ve kurulan, yerleşik işletmelerin kuruluşları sırasında verimsizlikler veya maliyetler hakkında endişelenmek yerine daha iyi roketler geliştirmeye odaklanma potansiyelini açığa çıkararak uzay görevlerinin programda kalmasına yardımcı olabilir. Bu da bir girişimi ödüllendirebilir. Buna örnek bir olay vermek gerekirse Boeing şirketi, NASA’ya 2020’lerde, ülke çapında yerleştirilmiş mühendisleri ve tasarımcıları sayesinde astronotları, düşük Dünya yörüngesinin ötesine taşıyabilecek yeni Uzay Fırlatma Sistemi megaroketini inşa etmek için gerekli donanımı sağlamıştır. Bu olay, işletmeyi zenginleştirmiştir. (Boeing, operasyonlarını düzene sokmaya yardımcı olmak için blokzincir teknolojisini de benimsemiştir.)

Blockchain ile bütünleşmiş bir tedarik zinciri ağı, çeşitli toptancılar, distribütörler, üreticiler ve dahil olan herkes arasında güven oluşmasını sağlamak için gerekli ortamı sağlar. Bu kuruluşlar ile değiş tokuş ettikleri ürünler veya parçalar arasındaki her işlem daha sonra değişmez ve sabit bir dijital deftere giriş haline gelir ve dolandırıcılık, kötü yönetim ve kötüye kullanım potansiyelini azaltır.

Blockchain teknolojisi sayesinde bürokrasilerin bu kadar bürokratik olmasının başlıca nedenleri olan varsayımlar ve aşırı bürokrasi ortadan kalktı. Aynı zamanda kayıp sevkiyatların ve gelir kayıplarının sonucu işten çıkarma olayları da blokzincir ile ortadan kalktı.

Bu tehditleri yok etmek, sağlam bir tedarik zinciri ağıyla sürece yeniden başlamak demektir.

Astronotlara Dünya’da eğitim için ihtiyaç duydukları ekipmanı sağlamaktan, uzay gemilerinin Uluslararası Uzay İstasyonu’na kargo taşımasını veya derin uzay keşif görevlerine başlamasını izlemeye kadar, blockchain yakında bizi birbirine bağlayacak. Bu, Uzay Çağı’nın bir sonraki bölümünün ilk perdesidir.

Kriptoparalar hakkında; merak ettikleriniz, öğrenmek istedikleriniz, soru-cevap, güncel analizler için Telegram kanalımızda bizi takip edin ve iletişimde kalın. KoinSaati’nin Telegram Kanalına katılmak için tıklayınız.

Ezgi Çoban tarafından yazıldı.

Başkent Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri aynı zamanda Uluslararası Ticaret ve Finansman Çift Anadal Programı öğrencisi. YBS Genç Bilişimci dergisi editörü. KoinSaati'nde çiçeği burnunda stajyer.

integritee

Kusama Crowdlending (Kitlesel Ödünç Verme) Nasıl, Neden ve Nedir?

integritee

TEER Tokenine ve Integritee Platformu Tokenomisine Giriş