içinde , ,

Altın Fiyatlarını Ne Hareketlendirir?

Altın fiyatı; arz, talep ve yatırımcı davranışının üçlü bir kombinasyonu ile değişiklik gösterir. Altın fiyatındaki hareketliliğin temel mantığı basit gibi gözükse de; arz, talep ve yatırımcı davranışı gibi faktörlerin birlikte çalışma şekli, düşünülenin aksine o kadar da basit olmayabilir. Örneğin; birçok yatırımcı, altını enflasyon riskinden korunmak için bir araç olarak düşünür.

Kâğıt para daha fazla basıldıkça değer kaybeder. Altın arzı, ona göre daha sabit olduğu için akla da daha yatkındır. Bununla birlikte altın madenciliği, arza yıldan yıla pek fazla katkıda bulunmaz. Peki o zaman altın fiyatlarının asıl belirleyicisi nedir? Bu yazımızda bu soruya ele alıyoruz.

altın

Başlamadan Önce Bilinmesi Gerekenler

  • Arz, talep ve yatırımcı davranışı, altın fiyatlarının temel itici gücüdür.
  • Altın genellikle enflasyondan korunmak için kullanılır, çünkü kâğıt paranın aksine arzı yıldan yıla fazla değişiklik göstermez.
  • Araştırmalar, altın fiyatlarının pozitif fiyat esnekliğine sahip olduğunu işaret ediyor. Yani altının değeri, altına olan taleple birlikte artış gösteriyor.
  • Altına olan talep, altın arzını geçtiğinde bile altının son 2000 yıldaki yatırım artış hızı için bir anlam ifade etmemiştir.
  • Altın, ekonomik koşullar kötüleştiğinde genellikle yükselişe geçtiğinden bir portföyü çeşitlendirmek için etkili bir araç olarak görülüyor.

Enflasyonla Korelasyon

Ekonomistler; Ulusal Ekonomik Araştırma Bürosu’ndan Claude B. Erb ve Duke Üniversitesi Fuqua İşletme Okulu’ndan Profesör Campbell Harvey, altın fiyatını çeşitli faktörlerle ilişkilendirerek incelediler. Bu inceleme sonucunda da altının enflasyonla iyi bir korelasyon göstermediği ortaya çıktı. Yani, enflasyonun yükselmesi, altının da enflasyonla orantılı olarak yükseleceği anlamına gelmiyor. Peki, enflasyon altının fiyatını yönlendirmiyorsa ne yönlendiriyor?

Ekonomik kriz zamanlarında yatırımcıların altına yönelmesi su götürmez bir gerçektir. Büyük Durgunluk (Great Recession) dünyayı vurduğu zaman altın fiyatları yükseldi. Ancak; altın, 2008’in başına kadar zaten yükseliyordu. Öyle ki altın, 800 doların altına düşmeden önce ons başına 1.000 dolara kadar yaklaşmış durumdaydı.

Altın daha sonra geri sıçradı ve borsa dibe vurdukça yükseldi. Zaman içerisinde ekonomi toparlansa bile altın fiyatları yükselmeye devam etti. Altın fiyatı, 2011 yılında 1.895 dolarla zirve yaparak o zamandan beri birçok iniş ve çıkış yaşadı. 2020’nin başlarına gelindiğinde ise fiyatlar 1.575 dolar hasılat getirdi.

Bitcoin

Erb ve Harvey, The Golden Dilemma başlıklı makalelerinde altının pozitif fiyat esnekliğine sahip olduğuna dikkat çekiyor. Bu, daha fazla insan altın satın aldıkça altın fiyatının talebe paralel olarak yükseldiği anlamına geliyor. Aynı zamanda bu, altın fiyatının altında yatan herhangi bir “temel ilke” olmadığı anlamına da geliyor.

Özetlemek gerekirse; yatırımcılar altına akın etmeye başlarsa ekonominin şekli veya para politikası ne olursa olsun altın fiyatı artar. Tabi ki tüm bu bahsedilenler, altın fiyatlarının tamamen rastgele olduğu veya sürü davranışının sonucu olduğu anlamına gelmez. Bazı güçler daha geniş pazarlarda altın arzını etkiler.

Arz Faktörleri

Altın; petrol veya kahve gibi dünya çapında bir emtia piyasasıdır. Ancak; yağ veya kahvenin aksine altın tüketilmez. Bugüne kadar çıkarılan altınların neredeyse tamamı hala etrafta bulunuyor ve her geçen gün daha fazla altın çıkarılıyor. Normal şartlar altında etraftaki altın miktarı arttığı için altın fiyatının günden güne düşmesi beklenir. Peki neden böyle bir düşüş yaşanmıyor?

Altın almak isteyebilecek insan sayısının sürekli artması bir yana, mücevher ve yatırım talebi de bize bazı ipuçları veriyor. Kitco’nun küresel ticaret direktörü Peter Hug’ın dediği gibi, “Altının yolculuğu yastık altında biter.” Mücevherattaki altın, tek seferde piyasadan alınır ve yıllarca etkin bir şekilde saklanır.

ons altın

Hindistan ve Çin gibi ülkeler, altını bir değer saklama aracı olarak görür. Bu ülkelerde altın satın alan insanlar, altının ticaretini düzenli olarak yapmazlar (Örneğin; bir çamaşır makinesinin ücretini altın bir bilezikle ödeyen çok az kişi vardır.) Bunun yerine; mücevhere olan talep, altın fiyatıyla birlikte yükselme ve düşme eğilimi gösterir. Fiyatlar yüksek olduğunda mücevher talebi de yatırımcı talebine göre düşer.

Merkez Bankaları

Peter Hug, altın fiyatlarının hareketlenmesini sağlayan temel unsurun genellikle merkez bankaları olduğunu söylüyor. Bir merkez bankası, döviz rezervlerinin büyük ve ekonominin hareketli olduğu zamanlarda elindeki altın miktarını azaltmak ister. Bunun sebebi, altının ölü bir varlık olmasıdır.  Tahvillerin ve hatta mevduat hesabındaki paranın aksine altın getiri sağlamaz.

Merkez bankaları için asıl sorun, yatırımcıların altınla ilgilenmediği zaman dilimidir. Bu nedenle, altın satmak merkez bankasının yapması gereken bir işlem olmasına rağmen merkez bankası, her zaman ticaretin yanlış tarafındadır. Sonuç olarak da altının fiyatı düşer.

Merkez bankaları, piyasayı fazla bozmamak için altın satışlarını kartel gibi yönetmeye çalıştı. Washington Anlaşması olarak anılan bir anlaşma, bankaların yılda 400 metrik tondan fazla altın satmayacaklarını belirtti. Bu, resmi bir antlaşma olmadığı için bağlayıcı değildi. Washington Antlaşması, resmi bir antlaşmadan daha ziyade bir centilmenlik anlaşmasıdır. Bununla birlikte; Washington Antlaşması, piyasaya tek seferde çok fazla altın tahliye edilmesinin önüne geçtiği için  merkez bankalarının çıkarına olan bir anlaşmadır.

Washington Anlaşması, 26 Eylül 1999 tarihinde 14 ülke tarafından imzalandı ve her ülke için altın satışını yılda 400 metrik tonla sınırlandırdı. Anlaşmanın ikinci bir versiyonu da 2004 yılında imzalandı. Bunun ardından anlaşmanın süresi 2009 yılında uzatıldı.

ETF’ler

Merkez bankalarının yanı sıra SPDR Gold Shares (GLD) ve iShares Gold Trust (IAU) gibi borsada işlem gören fonlar (ETF’ler), yatırımcılara madencilik hissesi almadan altın satın alma olanağı sunar. Her iki ETF de hisse senedi gibi borsalarda işlem görerek kendi varlıklarını ons altın cinsinden ölçüyor. Bu ETF’ler, altının fiyatını hareket ettirmek için değil onu yansıtmak için tasarlanmıştır.

Portföy Hususları

Portföylerden bahseden Hug, altın satın alma işleminin arkasındaki mantığın ne olduğunun yatırımcılar için iyi bir soru olduğunu söyledi. Enflasyona karşı bir önlem olarak altın satın almak bu sorunun tam cevabı değildir. Bununla birlikte, daha büyük bir portföyün bir parçası kabul edilen altın, makul bir çeşitlendiricidir. Sadece; altının neyi yapıp neyi yapamayacağını anlamak önemlidir.

FED

Gerçek anlamda; altın fiyatları, metal fiyatının ons başına yaklaşık 2.000 dolara (2014 yılında 2000 doların değer karşılığı) ulaştığı 1980 yılında zirveye ulaştı. O zaman altın alan herkes o zamandan beri para kaybetmeye devam etti. Öte yandan, 1983 veya 2005’te altın satın alan yatırımcılar, altını şimdi satmaktan mutlu olacaklardır.

Portföy yönetiminin ‘kuralları’ altın için de geçerlidir. Birinin sahip olduğu toplam altın ons sayısı fiyatla birlikte dalgalanmalıdır. Örneğin, portföyün yüzde 2’sini altın olarak isteyen birisinin altın fiyatı yükseldiğinde altını satması; düştüğünde ise satın alması gerekir.

Değeri Korumak

Altın değerini korur. Erb ve Harvey, 2000 yıl önceki Romalı askerlerin maaşlarını, bu maaşların altın olarak karşılığının ne olacağını temel alarak modern bir askerin alacağı maaşla karşılaştırdı. Bu karşılaştırma sonucunda Romalı askerler, yılda 2.31 ons altın alırken, yüzbaşıları 38.58 ons aldı. Ons başına 1.600 dolar düştüğü varsayıldığında bir Romalı asker yılda 3.704 dolar alırken; bir ABD Ordusu eri 17.611 dolar almış oldu.

ons altın

Böylece bir ABD Ordusu eri (cari fiyatlarla) yaklaşık 11 ons altın alıyor. Bu, yaklaşık 2.000 yılda %0.08’lik bir yıllık yatırım büyüme oranıdır. Bir Romalı yüzbaşı, yılda 61.730 dolar alırken; bir ABD ordu komutanı, 1.600 dolardan 44.543-27.84 ons veya 1.200 dolardan 37.11 ons alıyor. Erb ve Harvey’in bu karşılaştırma sonucunda elde ettikleri sonuç, altının satın alma gücünün oldukça sabit ve mevcut fiyatıyla büyük ölçüde ilgisiz kaldığıdır.

En Önemli Unsur

Altın fiyatlarıyla ilgilenenler için belirli ülkelerin ekonomilerinin ne durumda olduğuna bakmak iyi bir fikir olabilir. Ülkelerin ekonomik koşulları kötüleştikçe altın fiyatı genellikle artış gösterir. Altın kendisinden başka hiçbir şeye bağlı olmayan bir emtiadır; küçük dozlarda, bir portföy için iyi bir çeşitlendirme unsurudur.

Kriptoparalar ve blockchain hakkındaki her türlü sorunuz için telegram kanalımıza davetlisiniz. Kanala katılmak için tıklayınız.

Nergis Kartal tarafından yazıldı.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde İngilizce Matematik bölümü öğrencisi. KoinSaati içerik editörü.

Launchpad Serisi: Raydium Nedir ve IDO’larına Nasıl Katılınır?

Bitcoin

Bitcoin Yeni ATH’sine Çok Yakın | BTC Teknik Analizi